Sağlık
Giriş Tarihi : 17-05-2020 10:24   Güncelleme : 17-05-2020 15:39

Bilim Kurulu Üyesinden Abartı Açıklaması

Koronavirüs salgınında medya kuruluşları tarafından ortaya atılan pek çok iddianın insanların gündelik yaşamına müdahale olduğu kaydedildi. Virüs havadan yayılması ihtimalinin olmadığı gibi bazı vatandaşlarda kalıcı hasar bırakmayacağına dikkat çekildi.

Bilim Kurulu Üyesinden Abartı Açıklaması

Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik, koronavirüs salgınıyla ilgili pek çok medya kuruluşunun vatandaşa abartılı haber içerik sunduğunu dile getirdi. Prof. Dr. İlhami Çelik, “O kadar çok abartıldı ki insanlar ekmeği yıkayacak duruma geldiler. Enfeksiyon hastalıkları uzmanıyım. Başından beri söylüyorum. Korona korkusu sendromunu dile getiriyorduk. Basın yayında felaket bir şekilde bombardımana tabi tuttular. Sürekli bununla yatıp kalkıyoruz” dedi.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çelik bazı kişilerde hastalığın kesin iyileşmeyeceğini ve kalıcı hasar yaratacağına inandığını vurguladı. Çelik, “Birçoğunda iyileşememe korkusu başladı. ‘Bu hastalık bende kalıcı hasarlar bırakacak’ derken psikolojik hasarlar bıraktı. O kadar çok abartıldı ki olaylar, insanlar markete gitmeye korkar oldu. İnsanlar ekmeği yıkayacak duruma geldiler. Eskiden biz bakteri derdik ama şimdi virüsü öyle bir öğrendiler ki, insanların kalbine kadar işledi. 65 yaş üzeri olanlar hakikaten yalnızlaştılar, sanki onları vebalı gibi görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Toplum yanlış bilgilendiriliyor”
Koronavirüs salgınından en çok çocukların etkilendiğinin altını çizen Prof. Dr. İlhami Çelik, “Bizim yapmamız gereken çocuklarımıza bunu unutturmamız lazım. Toplum maalesef yanlış bilgilendiriliyor. Kardiyolog çıkıyor başka bir şey söylüyor, Dahiliye uzmanı çıkıyor başka bir şey söylüyor. İnsanlar artık tiksinmeye başlıyor bir şeylere dokunmaktan çekiniyorlar. Belki geç kaldık ama çocuklarımızı dinlemeyi öğrenmemiz lazım, iletişimimizi geliştirmemiz lazım. Bu hastalık gerçekten ciddi seyrediyor. Yeni bir hastalık dolayısıyla bu saklanıyor demenin mantığı yok. Erişkinlerde 65 yaş ve üzerine ayrıca 20 yaş altına sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. 20 yaş altı virüsü semptomsuz taşıyabiliyor. 65 yaş üzerini de virüsün bulaşamaması için içeri aldık. Çocukların çoğunda pozitif vaka var ama semptomsuz vaka. Bunları eve gönderdiğiniz zaman ayrı odası yok ayrı tuvaleti yok. Bu nedenle hastanede yatırıyoruz. Ölüm korkusu yaşayanlar da var. Basın da burada üstüne gidiyor. Sağlık çalışanlarından korona virüse yakalanan çalışanlarımız var. Bunların yüzde 80’i hastane dışından kapıyor bu virüsü. Zaten hastanede kişisel koruyucu ekipmanlarımız var. Her türlü tedbiri alarak çalışıyoruz. Bunları evimize götürmedik, hastanede bırakıyoruz. Dolayısıyla bazı arkadaşlarımızdan yurtlarda ve otellerde kalanlar oldu. Bu büyük bir fedakarlık arkadaşlarımızın yaptığı. Ben bir gün görmesem özlüyorum çocuklarımı. Kendimizi de korumamız lazım çok dikkatli olmamız lazım. 6 bin kişi çalışıyor bu hastanede 2-3 doktor arkadaşımız bu virüse yakalandı. Ben branşım gereği hastaların odasına giriyorum vizit yapıyorum ama çocuklarımdan ayrı kalamadım. Çocuklar mağdur oldular ama anne ve babalarına bir şey olmayacak bunu da anlatmak lazım" ifadelerini kullandı.

"Telaşa Kapılmamalıyız"
Virüsün 3 saat havada kalması ve hava yoluyla bulaştığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirten Prof. Dr. Çelik, teorik olarak imkansız olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Çelik, “Kişinin ağzından çıkan tükürüklerin kişiye bulaşması lazım. 1.8 metreye denk geliyor hapşırınca. Havadan teorik olarak virüs bulaşmaz. Diğer kişi ile aynı ortamda 15 dakika maskesiz kalırsanız virüs bulaşabilir. Bu virüs insandan insana bulaşıyor, burada iki insanın birbirine temasını engellemek lazım. İnsanların kapalı ortamlarda bulunması sıkıntılıdır. Haziran’da bu dalganın bitmesini bekliyoruz. Yatan hasta sayısı düşüyor. Entübe hasta sayımız gerçekten azaldı. Çok fazla endişeye gerek yok diye düşünüyorum" dedi.