Ekonomi
Giriş Tarihi : 25-07-2020 15:39   Güncelleme : 25-07-2020 15:39

Bizim Menkul 2020 3. Çeyrek Strateji Raporu

Bizim Menkul 2020 3. Çeyrek Strateji Raporu
Haberkolay.net'de yayınlanan 2020 3. Çeyrek Strateji Raporu / Bizim Menkul son dakika haberin detayları... 2020 3.Ç Strateji Raporu ve Varlık Dağılım Modeli  Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ikinci çeyrekte de piyasalar üzerindeki en önemli gündem maddesi olmayı sürdürdü. Bunun yanı sıra ABD’de George Floyd’un öldürülmesiyle başlayan protestolar, ABD-Çin arasında tekrar başlayan gerginlik, devletlerden ve merkez bankalarından ekonomiyi desteklemeye yönelik açıklanan programlar takip edildi.  Türkiye özelinde de pandemi ana başlık olmaya devam ederken TCMB tarafından alınan kararlar, swap anlaşmaları ve jeopolitik riskler yerel varlık fiyatlamaları üzerinde etkili olan diğer unsurlar oldu.  İlk çeyrekte koronavirüsün hızla ülkelere yayılması sonrası ülkelerin sınırlarını kapatması, sokağa çıkma yasakları ilan edilmesi sonucu fabrikalarda üretime ara verilmesi ve tedavinin bulunamıyor olması endişeleri artırmış ve küresel piyasalarda sert satışlara neden olmuştu.  İkinci çeyrekte ise salgınla ilgili ilk şokun atlatılmasıyla ve vaka sayılarının kısmen azalmasıyla ülkelerin normalleşme adımları atması ve sınırlarını açmaya başlamaları, devletlerin ekonomiyi desteklemek amacıyla açıkladıkları teşvikler ve genişleyici para politikaları piyasalardaki risk iştahını artırdı.  ABD-Çin arasında ABD Başkanı Trump’ın salgın nedeniyle Çin’i suçlaması, Çin’in Hong Kong’a yönelik yeni bir güvenlik yasası getirmeyi planlamasının ardından Trump’tan Çin’e yaptırım uygulamayı düşündüklerine yönelik açıklamalar ve son olarak ABD’nin Çin’in Houston konsolosluğunu kapatması ve çalışanlarına ülkeyi terk etmek için 72 saat vermesi gerilimi tırmandırdı.  Amerika Merkez Bankası (Fed), ilk çeyrekte 150 baz puanlık indirime giderek fonlama faizini sürpriz bir şekilde %0-0,25 aralığına çekmiş bir çok ülke merkez bankasıyla swap hattı açmış ve sınırsız varlık alımı gibi tedbirler açıklamıştı. Fed, ikinci çeyrekte politika faizinde değişikliğe gitmeyerek %0-0,25 aralığında sabit bırakırken varlık alımlarına devam edeceğini ve faizlerin en azından 2022 yılına kadar sıfıra yakın kalacağını açıkladı.  İngiltere Merkez Bankası (BoE), ilk çeyrekte 65 baz puan indirim yaparak politika faizini %0,10 seviyesine çekmişti. İkinci çeyrekte faizlerde değişikliğe gitmeyen Banka, Haziran ayı toplantısında koronavirüsle mücadele kapsamında varlık alım hedefini 645 milyar sterlinden 745 milyar sterline çıkardı.  Avrupa Merkez Bankası (AMB), yılın ikinci çeyreğinde de faizlerde değişikliğe gitmezken piyasalara likidite sağlayacak adımlar atmaya devam etti. AMB politika faizini %0’da, marjinal faiz oranını %0,25’te, mevduat faizini de eksi %0,5’te tuttu. İlk çeyrekte Covid-19 krizi için açıkladığı 750 milyar Euro büyüklüğündeki Pandemi Acil Alım Programı’nı (PEPP) ikinci çeyrekte 600 milyar Euro genişleterek 1,35 triyon Euro’ya yükseltti ve varlık alımlarının en erken Haziran 2021’de bitecek şekilde uzatıldığını açıkladı.  İlk çeyrekte salgınının başlamasıyla birlikte Çin başta olmak üzere dünya genelinde fabrikalarda üretimin durdurulmasına paralel olarak petrol talebinin azalması, Rusya ve Suudi Arabistan arasındaki gerginliğin etkisiyle 25 doların altına kadar gerileyen Brent tipi petrolün varil fiyatı, ikinci çeyrekte Rusya ile Suudi Arabistan’ın uzlaşması, OPEC+’ın günlük ham petrol üretim miktarını OPEC tarihindeki en büyük kesinti olan 10 milyon varil azaltma kararı sonrası kısmen toparlandı.  Koronavirüs salgını nedeniyle petrol talebinin sert düşmesi sonrası petrol depolarının dolduğuna yönelik haberler ve vadeli kontrat sahiplerinin fiziki ham petrolün teslimatını almaktan kaçınmasıyla ABD’de (WTI) tipi ham petrolün varil fiyatı tarihinde ilk kez sıfırın altına inerken Brent tipi petrolün varili 15,99 dolara kadar geriledi. Sonrasında ekonomilerin normalleşme sürecine girmesiyle petrol talebinin de normalleşeceği ve OPEC+ üye ülkelerinin nisan ayında alınan ve 1 Mayıs-30 Haziran arasında uygulanan günlük petrol kısıntısı anlaşmasının 30 Temmuz’a kadar uzatma kararıyla 40 doların üzerine kadar yükseldi.  Altının onsu, koronavirüs salgınına ilişkin aşı çalışmalarının hala devam ediyor oluşu, vaka sayısındaki yükselişin devam etmesi ve salgına yönelik ikinci dalga olabileceğine dair endişelerden dolayı artan güvenli liman alımları, doların zayıflaması ve bol likiditenin etkisiyle yükselişini hızlandırarak 1.906,7 dolara kadar yükseldi. Altının gramı fiyatı ise 420 TL ile rekor kırdı.  Türkiye ekonomisi 2020 yılının ilk çeyreğinde %4,5 büyüdü.  Koronavirüs salgını nedeniyle Nisan ayında alınan tedbirler kapsamında işletmelerin kapanması, fabrikalarda üretime ara verilmesi nedeniyle sanayi üretimi Nisan ayında yıllık %31,3 , Mayıs ayında %19,9 daraldı.  Yıllık enflasyon haziran ayında %12,62’ye yükseldi.  Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin azalması, Fed’in swap hattına dahil etmeyeceğine dair açıklaması ve kısa vadeli dış borca ilişkin endişeler ile Dolar/TL, 7 Mayıs tarihinde 7,27 ile rekor tazeledi.  TCMB, ilk çeyrekte toplam 225 baz puan indirimle haftalık repo faizini %9,75 seviyesine çekmişti. İkinci çeyrekte ise 22 Nisan toplantısında 100 baz puan ve 21 Mayıs toplantısında 50 baz puan daha indirim yaparak haftalık repo faizini %8,25’e çeken TCMB, 25 Haziran ve 23 Temmuz toplantısında değişiklik yapmayarak haftalık repo faizini mevcut %8,25 seviyesinde bıraktı.  Destek paketleri ve ekonomilerin açılmaya başlaması piyasalardaki risk iştahını artırsa da hala aşının bulunamamış olması, ABD’de vaka sayısında yaşanan hızlı artış, ikinci dalga olabileceğine dair endişeler, ABD-Çin arasında artan gerilim, ABD’de Kasım ayında yapılacak olan seçimler küresel piyasalar üzerinde baskı yaratıyor.  Türkiye özelinde ise artan jeopolitik riskeler (Libya’da devam eden süreç, Ege ve Akdeniz’de başlayan sondaj çalışmaları ve Suriye’deki belirsizlik) yerel fiyatlamalar üzerinde etkili olabilir. Büyüme  Türkiye ekonomisinde 2019 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren izlenen toparlanma eğilimi 2020 yılının ilk çeyreğinde bir miktar zayıflasa da sürdü.  2019 yılının son çeyreğinde %6 büyüyen Türkiye ekonomisi 2020 yılının ilk çeyreğinde %4,5 büyüdü.  Kamu tüketim harcamaları %6,2 ve özel tüketim harcamaları %5,1’lik artışla büyümeyi desteklemeye devam etti.  2018 yılı üçüncü çeyreği itibariyle daralma izlenen yatırım harcamaları, 2020 yılı ilk çeyreğinde de %1,4’lük daralmayla büyümeyi aşağı çeken unsur olmayı sürdürdü. Yatırım harcamalarında, inşaat yatırımları %10,2 azalırken, makine teçhizat yatırımları ise %8,4 arttı.  İhracat ilk çeyrekte %1 azalırken ithalattaki, %22,1’lik artış dikkat çekiyor.  2020 yılına güçlü büyümeyle başlayan Türkiye ekonomisinin, 11 Mart’ta ülkemizde ilk vakası açıklanan koronavirüs salgını nedeniyle ekonominin kısmen kapatılmasına ve alınan tedbirlere bağlı olarak yılın ikinci çeyreğinde sert daralma yaşaması beklenmektedir. Sanayi Üretimi  Mart ayı itibariyle koronavirüs salgının ülkemizde görülmeye başlamasıyla salgının etkilerinin en fazla hissedildiği Nisan ayında alınan tedbirler kapsamında fabrikalarda üretime ara verilmesiyle mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi aylık %30,2 gerilemesinin ardından Mayıs ayında %17,4 arttı.  Nisan’da yıllık %31,3 daralan takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise mayıs ayında %19,9 geriledi.  Sanayi üretimi ana gruplarında aylık bazda toparlanmalar yaşansa da yıllık bazda incelendiğinde ara malı %17,6, dayanıklı tüketim malı %33,4, dayanıksız tüketim malı %20,4, enerji %14,4 ve sermaye malı üretimi %24,2 azaldı.  Nisan ve Mayıs aylarında yıllık sanayi üretiminde görülen sert daralmalara rağmen, mayısta aylık bazda yaşanan artış, yurt içinde ve yurt dışında ekonomilerin açılmaya başlaması, normalleşme sürecine girilmesi ve öncü verilerde görülen toparlanma eğilimiyle Haziran ayında sanayi üretimindeki iyileşmenin devam etmesini beklemekteyiz. Cari İşlemler & Ödemeler Dengesi  Aralık 2019 itibariyle açık vermeye başlayan cari işlemler hesabı Mayıs 2020’de de açık vermeyi sürdürdü.  2019 yılı Mayıs ayında 1,1 milyar dolar fazla veren cari denge, bu yılın aynı ayında 3,8 milyar dolar açık verdi. Bunun sonucunda on iki aylık açık 8,2 milyar dolar oldu. 2019 yılının ilk 5 ayında 187 milyon dolar fazla veren cari denge 2020 yılının aynı döneminde 16,7 milyar dolar açık verdi.  Cari açıktaki artışta koronavirüs salgını nedeniyle mayıs ayında önceki yılın aynı ayına göre dış ticaret açığındaki %692,5’lik artış ve seyahat gelirlerinin sıfır olmasına bağlı olarak hizmetler dengesindeki azalma etkili oldu.  Dış ticaret dengesi, 2019 yılı ilk 5 ayında toplam 4,6 milyar dolar açık verirken 2020 yılının aynı döneminde 16,2 milyar dolar açık verdi.  Doğrudan yatırımlarda, mayısta yıllık bazda %43,9 artışla 118 milyon dolarlık sınırlı giriş yaşandı. 2019 yılı Mayıs ayında 506 milyon dolar çıkış yaşanan portföy yatırımlarında 2020 yılı Mayıs ayında 2,5 milyar dolar net çıkış görüldü. Diğer yatırımlar kaleminde ise 9,7 milyar dolar sermaye girişi oldu. Rezerv varlıklarda 2,7 milyar dolar artış yaşanırken, net hata ve noksan kaleminde ise 829 milyon dolar çıkış görüldü.  Cari açığın temel olarak nasıl finanse edildiğini gösteren ödemeler dengesi istatistiklerine göre 2020 Mayıs ayında 3,8 milyar dolar olan cari açıkla beraber yabancıların 1 milyar dolarlık pay senedi ve 3,6 milyar dolarlık Tahvil satışı neticesinde 8,4 milyar dolarlık döviz çıkışı gerçekleşmiştir. Çıkan bu dövize karşılık 2,1 milyar dolarlık net varlık ediniminden döviz girdisi olurken büyük bir kısmı TCMB’nin yükümlülüklerinin artmasıyla oluşan diğer yatırımlar hesabından 9,7 milyar dolar giriş olmuştur. 829 milyon dolar net hata ve noksan sonrasında ise TCMB’nin rezervlerine 2,7 milyar dolarlık döviz girişi yaşanmıştır.  Son 12 aylık dönemde ise 8,2 milyar dolar olan cari açıkla beraber yabancıların 4,2 milyar dolarlık pay senedi ve 9,5 milyar dolarlık Tahvil satışı ve 2,5 milyar dolarlık çıkış gerçekleşen net varlık edinimi hesabıyla beraber toplamda 24,5 milyar dolarlık döviz çıkışı gerçekleşmiştir. Çıkan bu dövize karşılık 5,3 milyar dolarlık doğrudan yatırımlardan döviz girdisi olurken büyük bir kısmı TCMB’nin yükümlülüklerinin artmasıyla oluşan diğer yatırımlar hesabından 14,7 milyar dolar giriş olmuştur. 14,9 milyar dolar net hata ve noksan sonrasında ise TCMB’nin rezervlerinde 19,4 milyar dolarlık azalma yaşanmıştır. Bir başka deyişle son 1 yıldaki 8,2 milyar dolarlık cari açığımız ve yabancıların 13,6 milyar dolarlık portföy satışları TCMB’nin rezervlerinden karşılanmış ve rezervler 19,4 milyar dolar azalmıştır. Dış Borç Stoku  Türkiye brüt dış borç stoku 2020 yılı ilk çeyrek sonunda bir önceki çeyreğe göre %1,51 azalarak 431 milyar dolara geriledi. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ise %4,09 azaldı. Brüt dış borç stokunun GSYH’ye oranı %56,9 oldu.  Bu dönemde kamu borcu bir önceki çeyreğe %7,05 artarak 169,2 milyar dolara yükselirken, özel sektörün borcu %6,53 azalarak 253,4 milyar dolara geriledi.  2020 yılı ilk çeyreğinde net dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre %4,48 artarak 256,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ise %6,64 azaldı. Net dış borç stokunun GSYH’ye oranı %33,8 seviyesinde gerçekleşti.  Bankacılık kesimi dış borç stoku birinci çeyrek sonunda bir önceki çeyreğe göre %3,84 azalarak 145 milyar dolara ve bankacılık hariç dış borç stoku %0,28 azalarak 277,7 milyar dolara geriledi. Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi  Merkezi yönetim bütçe gelirleri, 2020 yılı Haziran ayında bir önceki yılın ayına göre %19,45 artarak 66,3 milyar TL’ye yükseldi. 2020 yılı ilk 6 ayındaki toplam bütçe geliri ise önceki yıla göre %13,01 artışla 455,4 milyar TL olarak gerçekleşti.  Bütçe harcamaları haziran ayında %26,81 artışla 85,6 milyar TL olurken 2020 yılı ilk yarısında önceki yıla göre %17,3 artışla 564,9 milyar TL oldu.  Merkezi yönetim bütçesi, haziran ayında 19,4 milyar TL açık verirken yılın ilk yarısındaki toplam merkezi yönetim bütçe açığı 109,5 milyar TL’ye yükseldi. Buna göre 2020 yılı ilk yarısında bütçe açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre %39,28 artış gösterdi.  2019 yılı Haziran ayında 7,7 milyar TL açık veren faiz dışı denge, 2020 yılında Haziran’ında 13,1 milyar TL açık verdi. Enflasyon  Mayıs ayında %11,39 olan yıllık enflasyon haziran ayında %12,62’ye yükseldi. Aylık enflasyon ise %1,13 olarak gerçekleşti.  Ana harcama grupları itibariyle petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi, uçak ve otobüs bileti fiyatlarındaki artışın etkisiyle ulaştırma, aylık %4,49 ile en çok artış gösteren grubunda görüldü. Lokanta ve oteller ise koronavirüs salgını sebebiyle turizm sezonun gecikmesi ve otellerin sezona geç başlaması nedeniyle %2,83 ile en çok yükselen ikinci grup oldu. Haziran ayında düşüş yaşanan tek grup ise -%1,60 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.  Yıllık bazda ise 12 ana harcama grubunun hepsinde artış yaşanırken %22,41 ile en çok artış gösteren grup alkollü içecekler ve tütün oldu.  Yurt içi ÜFE ise nisanda aylık %0,69 artarken, yıllık artış mayıstaki %5,53 seviyesinden %6,17‘ye yükseldi.  TL’deki sakin seyre rağmen normalleşme sürecine girilmesiyle iç talepteki toparlanmanın ve petrol fiyatlarında yükselişin etkisiyle enflasyonun bir süre daha çift hanede kalmaya devam edebilir. İşsizlik  Mevsim etkilerinden arındırılmamış işsizlik oranı Nisan 2020’de %12,8’e geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı ise %14,9 oldu.  2019 yılı Ağustos ayında %27,4 ile rekor kırmasının ardından düşüşe geçen genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik ise %24,4’e geriledi.  İstihdam oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,9 puan azalarak %41,1’e gerilerken istihdam edilenlerin %17,5’i tarım, %20,9’u sanayi, %4,9’u inşaat, %56,7’si ise hizmet sektöründe yer aldı. İşgücüne katılma oranı ise 5,7 puan azalarak %47,2 olarak gerçekleşti.  Kovid-19 salgını nedeniyle çalışmaya hazır olup da iş aramayan nüfusta geçen yılın aynı dönemine göre 2,2 milyon kişilik artış neticesinde işgücüne dahil olan nüfus %9,3 azalarak 29,4 milyon oldu. İşgücüne dahil olan nüfusun azalması nedeniyle istihdam edilen nüfus ve işsiz sayısı da azalma gösterdi ve bu nedenle işsizlik oranı 0,2 puan gerilemiş oldu. Devletin, kısa çalışma ödeneği ve 3 ay işçi çıkartılmasını yasaklaması gibi almış olduğu tedbirler işsizlikteki sert artışın önüne geçmiş olsa da iş gücüne katılım ve istihdam oranlarındaki düşüş dikkat çekiyor. Borsa İstanbul  2019 yılı Ekim ayında Suriye’nin kuzeyine düzenlenen Barış Pınarı Harekatı’nın ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlarla başarıya ulaşmasıyla yönünü yukarı çeviren ve 2020 yılının başında 124 .537 ile tarihi zirvesini yineleyen BİST100 Endeksi sonrasında satış baskısıyla karşılaştı .  Rekorun ardından Suriye rejiminin İdlib’te Türk askerlerine yaptığı hava saldırısı sonrası Rusya ile yaşanan gerilimle ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgının finansal piyasalarda yarattığı panik havasının yurt içi piyasalara da sirayet etmesiyle 17 Mart‘ta 81 .936 seviyesine kadar gerileyen BİST100 Endeksi, yılın ikinci çeyreğinde yönünü yukarı çevirdi .  İkinci çeyreği 116 .525 puandan kapatan BİST100 Endeksi, %29 ,99 getiri sağladı . Endeksin ilk yarıdaki getirisi ise % 1 ,84 oldu .  Dolar bazlı endeks ise ikinci çeyrekte %23 ,79 getiri sağlarken yılın ilk altı aylık döneminde %11 ,59 değer kaybetti .  Korona virüs salgını nedeniyle yaşanan panik havasının kısmen dağılması, vaka sayıların azalmasıyla normalleşme sürecine geçilmesi ve ülkelerin sınırlarını açmaya başlamalarıyla ikinci çeyrekte yukarı yönlü hareket eden endeks aşıya yönelik ılımlı haberlere rağmen belirsizliğin devam etmesi, ikinci dalga endişeleri ve salgının etkilerinin ikinci çeyrek şirket bilançolarında net ortaya çıkmasıyla olumsuz etkilenebilir.  2020 yılının ikinci çeyreğinde BİST100 Endeksi, %29,99 ve BİST Sınai Endeks %39,02 getiri sağlamıştır.  2020 yılı ilk çeyreğinde endekslerde genel olarak değer kayıpları görülürken ikinci çeyrekte tüm endekslerin genel endekse katkı sağladığı görülüyor.  Genel endekse en büyük katkıyı %108,33 getiriyle ile kobi sanayi verirken onu sırasıyla %90,81 ile turizm ve %65,68 ile tekstil izledi.  2020 ilk çeyreğinde koronavirüs salgını küresel piyasalara paralel olarak yurt içi piyasalar üzerinde de olumsuz etkileri görülürken yılın ikinci çeyreğinde kayıplarını telafi etti.  BİST100 Endeksi, 2020 yılının ilk yarısında %1,84 getiri sağlarken Sınai Endeks %8,11 getiri elde etmiştir.  Yılın ilk yarısında %104,16’lık artışla kobi sanayinin en çok getiri elde eden endeks olduğu görülmektedir. Onu sırasıyla %50,43 ile teknoloji, %50,21 ile spor ve %48,35 ile menkul kıymet yatırım ortaklıkları izledi.  Düşüş yaşayan endeksler ise sırasıyla %17,51 ile ulaştırma, %16,67 ile banka,%7,20 ile mali, %2,96 ile BİST30, %2,32 ile holding ve %0,37 ile BİST50 oldu. Model Portföy  2020 yılı ikinci çeyreğinde, baz olarak aldığımız BİST Sınai Endeks %39,02, BİST100 Endeksi %29,99, Model portföyümüz ise %41,65 değer kazanmıştır.(Model Portföy hesaplama periyodumuz nedeniyle endeksler ve şirketler için baz alınan tarih aralığı 31.03.2020- 30.06.2020)  Yılın ilk çeyreğinde, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle şirketlerin tedarik zincirinde oluşan aksamalar, üretimlerine ara vermeleri, çalışma saatlerini azaltma ve vardiyalı çalışma sistemi gibi virüse karşı alınan önlemler ve küresel piyasalarda yaşanan panik havasının yurt içi piyasalara da sirayet etmesi şirketleri olumsuz etkilemiştir.  İkinci çeyrekte Nisan ve Mayıs ayında devam eden salgının etkileri Haziran ayı itibariyle yerini yeni normalleşme sürecine bırakırken şirketlerin faaliyetlerinde de canlanmaları beraberinde getirmiştir.  İlk çeyrekte model portföyümüzde sadece BIMAS getiri elde ederken ikinci çeyrekte portföyümüzdeki tüm hisse senetlerinin getiri sağlamış olması dikkat çekmektedir.  2020 yılı ikinci çeyreğinde %79,03’lük getiri ile TRGYO model portföyümüzde en çok katkı sağlayan şirket olurken onu %61,09 ile TOASO ve %56,85 ile BRSAN hisseleri elde etmiştir.  Model portföyümüz 2020 yılı ilk altı aylık döneminde %9,47 değer kazanmıştır.  2020 yılının ilk yarısında ise BIMAS, %45,74 ile en çok kazanç sağlayan hisse senedi olmuştur. En düşük getiriyi ise -%29,42 ile TUPRS elde etmiştir. Türk Lirası  ABD’nin Irak’ta İranlı generali öldürmesiyle artan jeopolitik riskler, Suriye rejiminin İdlib’te Türk askerlerine yaptığı hava saldırısı sonrası Rusya ile artan gerilim ve koronavirüs salgını nedeniyle ekonomimizde yaşanabilecek olumsuzluklar ilk çeyrekte TL’de değer kaybına neden olurken ikinci çeyrekte ise nispeten sakin bir seyir izledi.  2018 yılının Ağustos ayında Dolar/TL ve Euro/TL, sırasıyla 7,2170 ve 8,2245 ile tarihi zirveleri görülürken 7 Mayıs’ta Dolar/TL, tarihi zirvesini 7,27 olarak yeniledi.  2020 yılının başında sırasıyla 5,84 ve 6,51 seviyelerine kadar geri çekilen Dolar/TL ve Euro/TL sonrasında yönünü yukarı çevirdi. Mayıs ayında Dolar/TL’de yeni rekor seviyesi görülürken Euro/TL ise Temmuz’da 7,91 ile 2020 yılının en yüksek seviyesini gördü.  2020 yılı ikinci çeyreğinde TL karşısında Dolar %4,31, Euro ise %5,77 değer kazandı.  Yılın ilk yarında ise Dolar, TL karşısında %15,29 değer kazanırken Euro’nun TL karşısındaki kazancı %15,11 oldu. Faiz  Türkiye 10 yıllık tahvil faizi 2018 yılı Ağustos ayında %22,69 ile ve 2 yıllık gösterge tahvil faizi Ekim 2018’de %28,15 ile tarihi zirvelerini gördü.  2020 yılında en yüksek %12,71 seviyesini gören Türkiye 2 yıllık tahvil faizi sonrasında %8,14 seviyesine kadar geriledi.  2020 yılı ilk çeyreğinde %10,04 seviyesine kadar gerileyen Türkiye 10 yıllık tahvil faizi sonrasında yükselişe geçti. İkinci çeyrekte %14,73 ile 2020 yılının en yükseğini gören 10 yıllık tahvil faizi ikinci çeyreği %11,83 seviyesinden kapattı.  TCMB, 2019 yılında toplamda 1.200 baz puan faiz indirimi gerçekleştirerek politika faizini %12 seviyesine çekerken indirimlere 2020 yılında da devam etti.  TCMB, 2020 yılı birinci çeyreğinde 16 Ocak’taki yılın ilk toplantısında 75 ve 19 Şubat toplantısında 50 baz puanlık indirime giderken, koronavirüs salgını nedeniyle 17 Mart’ta (planlı toplantı tarihi 19 Mart) olağanüstü toplanarak 100 baz puan indirime gitti ve politika faizini %9,75 seviyesine indirdi.  Yılın ikinci çeyreğinde ise 22 Nisan toplantısında 100 baz puan ve 21 Mayıs toplantısında 50 baz puan daha indirim yaparak haftalık repo faizini %8,25’e çeken TCMB, 25 Haziran ve 23 Temmuz toplantısında değişiklik yapmayarak haftalık repo faizini mevcut %8,25 seviyesinde bıraktı. Altın  Altının onsu, 2020 yılının başında ABD’nin düzenlediği saldırıda İranlı bir generali öldürmesi, koronavirüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına alması, Rusya ve Suudi Arabistan arasında petrol konusunda yaşanan anlaşmazlık ve piyasalardaki yüksek volatilitenin güvenli varlıklara olan talebi artırmasıyla hızla yükselişe geçti.  İlk çeyrekte kısa süreliğine 1.451 dolarla 2020 yılın en düşüğüne kadar gerileyen altının onsu, ikinci çeyrekte merkez bankalarından ekonomileri desteklemeye yönelik gelen genişlemeci adımlar, makroekonomik verilerdeki bozulma, ekonomilerin açılmaya başlamasıyla birlikte koronavirüs vaka sayısındaki sert yükselişten dolayı artan güvenli liman alımları ve zayıflayan doların etkisiyle yükselişini hızlandırarak 24 Temmuz’da 1.906,7 dolarla Eylül 2011’den beri en yüksek seviyesini gördü.  Gram altın, ons fiyatındaki sert yükselişe paralel olarak Temmuz ayında 420 TL ile rekor kırdı.  Gram altının 2020 yılının ikinci çeyreğinde %12,91 getiri sağlarken 2020 yılının ilk yarısındaki getirisi %17,32 oldu.  Altının onsu ikinci çeyrekte %16,96, yılın ilk yarısında ise %35,16 getiri elde etti. Rapor için tıklayın. Kaynak: Bizim Menkul Strateji Raporları